| leak |
{li:k}
- [N] sızıntı, sızma, kaçak
- [V] sızmak, kaçak yapmak, akmak, sızıntı yapmak, sızdırmak
|
|
| leak |
{i.}, {f.} su sızdıran delik veya yara; sızıntı; usulsüzce para harcama; sırrın dışarıya sızması; {elek.} cereyanda sızıntı veya sızıntının yeri; {f.} sızmak; {gen.} out ile dışarı sızmak, ifşa olunmak {sır}. leakage {i.} sızıntı, süzülme firesi, sızma. leaky {s.} sızıntılı. |
|
| leak |
i. 1. su sızdıran delik/çatlak. 2. sızıntı.
f. 1. sızdırmak, kaçırmak; sızmak: The tire is leaking air. Lastik hava kaçırıyor. 2. out {sır} dışarı sızmak, ifşa olunmak. |
|
| leak |
leak
lik
İsim
* su sızdıran delik veya çatlak.
* sızıntı.
Fiil
* sızdırmak, kaçırmak; sızmak:
The tire is leaking air.
Lastik hava kaçırıyor.
* [out] {sır} dışarı sızmak, ifşa olunmak. |
|
| leak |
su sızdıran delik veya yara; sızıntı; usulsüzce pa |
|
|