Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
knuckle Dinle! {'nʌkəl}
  • [N] eklem, parmak eklemi, boğum, bilek eklemi {hayvan}
knuckle {i.}, {f.} parmağın oynak yeri boğum; koyun budunun diz tarafı; dört ayaklı hayvanlarda ayak mafsalı; {çoğ.} muşta; {f.} parmağın oynak yerleri ile vurmak. knuckle down işe koyulmak. knuckle under teslim olmak, boyun eğmek. knucklebones {i.}, {çoğ.} aşık oyunu. knuckledusters {i.} demir muşta. knuckle joint parmağın oynak yeri. brass knuckles tunç muşta.
knuckle i. parmağın oynak yeri, boğum.
knuckle knuck.le n^k'ıl İsim * parmağın oynak yeri, boğum.
knuckle parmağın oynak yeri boğum; koyun budunun diz taraf

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
near the knuckle
  • [A] münasebetsiz, uygunsuz, yerinde olmayan
knuckle down
  • [V] teslim olmak, boyun eğmek, pes etmek
knuckle down to
  • [V] başlamak, girişmek
knuckle under
  • [V] teslim olmak, boyun eğmek, pes etmek
knuckle down işe koyulmak.
knuckle under teslim olmak, boyun eğmek.
knuckle down * işe koyulmak.
knuckle under * teslim olmak, boyun eğmek.
knuckle down başla
knuckle duster demir muşta
knuckle joint parmağın oynak yeri
knuckle under teslim ol
knuckle duster demir muşta
knuckle pin mafsal pimi
knuckle thread yuvarlak vida dişi
knuckle down teslim olmak, boyun eğmek, pes etmek
knuckle down to başlamak, girişmek f.
knuckle under teslim olmak, boyun eğmek, pes etmek f.
near the knuckle münasebetsiz, uygunsuz, yerinde olmayan
knuckle duster demir muşta [tech.]