Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
jockey Dinle! {'dʒɒkı}
  • [N] jokey, cokey, binici
  • [V] kandırmak, dolandırmak, kurnazca aldatmak
jockey f. en iyi vaziyeti elde etmek için manevra yapmak; cokey sıfatıyle ata binmek; hile yapmak. jockey for position {karşılaşmalarda} daha avantajlı bir yer aramak.
jockey i. cokey, yarış atı binicisi. jockey cap uzunca siperli kasket. jockey club at yarışlarını idare eden kulüp.
jockey f. dalavere ile kandırmak.
jockey i. cokey.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
disc jockey {dısk'dʒɒkı}
  • [N] diskjokey
disk jockey {dısk'dʒɒkı}
  • [N] diskjokey
jockey for
  • [V] elde etmeye çalışmak, gayret etmek, her yolu denemek
jockey into
  • [V] tahrik etmek, kışkırtmak
jockey smb. into a position
  • [ID] getirmek: lânse ederek iyi duruma getirmek
How many races has this jockey won?
  • [PHR] yarış: Bu cokey kaç yarış kazandı?
disc jockey diskcokey.
disk jockey diskcokey.
jockey for position {bir yarışta} daha avantajlı bir yere geçmeye çalışmak.
disc jockey * diskcokey.
disk jockey * diskcokey.
jockey for position * {bir yarışta} daha avantajlı bir yere geçmeye çalışmak.
disc jockey diskcokey
disk jockey diskcokey
jockey cap kasket
jockey club at yarışlarını idare eden klüp
jockey wheel gergi tekerleği
jockey pulley gergi kasnağı
disc jockey diskjokey
disk jockey diskjokey i.