ingilizce sözlük
İngilizce - Türkçe Sözlük
www.ingilizce-sozluk.net
Online İngilizce - Türkçe Sözlük, İngilizce Sözlük, İngilizce Çeviri
Menü
Türkçe
İngilizce
Anasayfa
Son Aranan Kelimeler
En Çok Aranan Kelimeler
Araçlar
İletişim
Sonuçlar
İngilizce » Türkçe
Yukarı
interested
{'ıntrıstıd}
[A]
ilgili, meraklı, pay sahibi olan, ortağı, çıkarcı, taraflı
interested
1.
ilgili
2.
meraklı
3.
çıkar gözeten
4.
ortak, hissedar
interested
* ilgili, meraklı * çıkar gözeten
interested
v.ilgilendir:adj.ilgili
interested
ilgili
İngilizce » Türkçe
İlişkili Sonuçlar
Yukarı
I'm interested in European art.
[PHR]
sanat: Avrupa sanatıyla ilgileniyorum.
I am interested in fishing.
[PHR]
balık: Balık tutmayı seviyorum.
I am interested in hunting.
[PHR]
avlanmak: Avlanmayı seviyorum.
become interested in
[V]
merak sarmak
being interested
[N]
ilgilenme
be interested in
[V]
ilgilenmek, ilgili olmak, ilgisi olmak
I'm not interested.
[PHR]
ilgilenmemek: İlgilenmiyorum.
not to be interested in
[V]
ilgilenmemek
be interested in
-e ilgi duymak, -e meraklı olmak: She is interested in literature. Edebiyata ilgi duyuyor. My uncle is interested in reptiles. Amcam sürüngenlere meraklı.
interested in
1.
interested with.
be interested in
* -e ilgi duymak, -e meraklı olmak: She is interested in literature. Edebiyata ilgi duyuyor. My father is interested in birds. Babam kuşlara meraklı.
interested in
ile ilgili
be interested in
ilgilenmek, ilgili olmak, ilgisi olmak
become interested in
merak sarmak
f.
being interested
ilgilenme
i.
i am interested in fishing
balık tutmayı seviyorum.
i am interested in hunting
avlanmayı seviyorum.
i'm interested in european art
avrupa sanatıyla ilgileniyorum.
i'm not interested
İlgilenmiyorum.
not to be interested in
ilgilenmemek
f.