Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
induced {ın'du:st}
  • [A] tesir edilmiş, uyarılmış, indüklenmiş
induced
1.

f. ikna etmek, kandınp yaptırmak, teşvik etmek; sevketmek; sebep olmak; fiz. elektrik akımı meydana getirmek; man. tüme varmak. inducible

s. ikna edilir, teşvik edilir. ,xyz neden ol/ikna et.
2. irkilmiş.
induced v.eyleme geçir:adj.irkilmiş
induced tesir edilmiş, uyarılmış, indüklenmiş s.
induced v.eyleme geçir:adj.irkilmiş [tech.]

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
self-induced {,selfın'du:st}
  • [A] otomatik endüksiyonlu
induced abortion istemli abortus
induced caving zorlatmalı göçertme
induced charge endüklenen yük
induced current endüklenen akım
induced noise endüklenen gürültü
induced polarization endüklenen kutuplaşma
induced radioactivity endüklenen radyoaktivite
induced reaction endüklenen reaksiyon
induced uniformity kondurulmuş düzgünlük
induced voltage endüklenen gerilim
induced abortion istemli abortus
self induced otomatik endüksiyonlu s.
induced abortion istemli abortus [med.]
induced caving zorlatmalı göçertme [tech.]
induced charge endüklenen yük [tech.]
induced current endüklenen akım [tech.]
induced noise endüklenen gürültü [tech.]
induced polarization endüklenen kutuplaşma [tech.]
induced radioactivity endüklenen radyoaktivite [tech.]