İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| humor |
{'hju:mər}
- [N] mizah, güldürü, espri, espri anlayışı, şaka, mizaç, huy, ruh hali, keyif, neşe, salgı
- [V] memnun etmek, hoşuna gitmek, suyuna gitmek, ayak uydurmak, alttan almak
|
|
| humor |
i. 1. mizah, güldürü. 2. gülünçlük, komiklik. 3. nüktedanlık. 4. keyif. 5. huy, tabiat. 6. kapris.
f. suyuna gitmek, kaprisine boyun eğmek, ayak uydurmak: You shouldn´t humor that spoiled brat. O şımarık veledin suyuna gitmemelisin. |
|
| humor |
, İng. humour
i.
f. güIünçlük, komiklik; nüktedanlık, nüktelilik; mizah, güldürü; keyif; mizaç , huy, tabiat; kapris; tıb. salgı; sivilce; suyuk, hılt, eski fizyolojide kan, safra balgam veya sevda salgısı;
f. keyfine tabi olmak, ayak uydurmak, kaprisine boyun eğmek. be in the humor for canı istemek, havasında olmak. good humor iyi huy, hoş mizaç. ill humor ters huy, aksi mizaç. out of humor canı sıkkın; sinirli, öfkeli. sense of humor olayların gülünç yönünü görme kabiliyeti; şakadan anlama. |
|
| humor |
mizah |
|
| humor |
hu.mor
hyu'mır
İsim
* komiklik.
* nüktedanlık.
* mizah, güldürü.
* keyif.
* huy, tabiat.
* kapris.
Fiil
* ayak uydurmak, kaprisine boyun eğmek, suyuna gitmek:
You shouldn't humor that spoiled brat.
O şımarık veledin suyuna gitmemelisin. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
| |