| hob |
{hɒb}
- [N] ocak ızgarası, gulyabani, cin, öcü, freze bıçağı, çivi: iri başlı çivi, kalıp makinesi
|
|
| hob |
i. {cin}. play hob with karmakarışık etmek, altüst etmek. raise hob yaramazlık etmek. |
|
| hob |
i. ocak yanı çıkıntısı; bazı oyunlarda hedef kazığı. |
|
| hob |
{cin} play hob with karmakarışık etmek, altüst etm |
|
| hob |
ocak yanı çıkıntısı; bazı oyunlarda hedef kazığı. |
|
|