Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
hob Dinle! {hɒb}
  • [N] ocak ızgarası, gulyabani, cin, öcü, freze bıçağı, çivi: iri başlı çivi, kalıp makinesi
hob i. {cin}. play hob with karmakarışık etmek, altüst etmek. raise hob yaramazlık etmek.
hob i. ocak yanı çıkıntısı; bazı oyunlarda hedef kazığı.
hob {cin} play hob with karmakarışık etmek, altüst etm
hob ocak yanı çıkıntısı; bazı oyunlarda hedef kazığı.