Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
hesitant Dinle! {'hezıtənt}
  • [A] tereddüdlü, duraksayan, mızmız, kararsız, kuşkulu
hesitant s. tereddüt eden, şüphe içinde. hesitance, hesitancy

i. tereddüt, duraksama. hesitantly

z. tereddütle, duraksayarak.
hesitant s. tereddütlü, ikircikli, ikircimli, kararsız, duruksun.
hesitant hes.i.tant hez'ıtınt Sıfat * tereddütlü, ikircikli, ikircimli, kararsız, duruksun.
hesitant tereddüt eden, şüphe içinde. hesitance, hesitancy