| crab |
{kræb}
- [N] yengeç, pavurya, vinç, sızlanma, mızmızlık, homurdanma, mızmız, her şeye kusur bulan kimse
- [V] berbat etmek, yüzüne gözüne bulaştırmak, kusur bulmak, mızmızlanmak, uçağı yan rüzgâra yönlendirmek
|
|
| Crab |
{kræb}
- [NPR] yengeç: Yengeç burcu (astr.)
|
|
| soft-shell crab |
- [N] yengeç: kabuksuz yengeç
|
|
| crab apple |
{'kræb,æpəl}
|
|
| hermit |
{'hɜ:rmıt}
- [N] inzivaya çekilmiş kimse, yalnız yaşayan kimse, topluluktan kaçan kimse, keşiş
|
|
| land crab |
|
|
| crab louse |
{'kræblaʋs}
|
|
| Crab |
i. the astrol. Yengeç burcu. |
|
| crab |
i. yengeç, pavurya; aksi ve huysuz kimse. crab apple yaban elması. crab grass çok arsız bir nevi yabani çimen. {bot}. Digitaria sanguinalis crab louse kasık biti. catch a crab {den}. kürek çekerken sandalın dengesini kaybetmek. sea crab çağanoz, {zool}. Carcinus. |
|
| crab |
f. yengeç avlamak; {den}. yanlamasına sürüklenmek; {argo}. azarlamak, homurdanmak. |
|
| crab louse |
kasıkbiti, kılbiti. |
|
| hermit |
i. münzevi kimse, insanlardan uzak yaşamayı arzulayan kimse; pekmezli bir kurabiye. hermit crab başka bir hayvanın kabuğu içinde yaşayan bir çeşit yengeç, {zool}. Pagurus. hermit thrush Amerikan ormanlarında bulunan bir ardıçkuşu, {zool}. Hylocichla guttata. |
|
| hermit |
i. münzevi, topluluktan kaçan, yalnız başına yaşayan kimse. |
|
| spider crab |
denizörümceği. |
|
| crab |
crab
kräb
İsim
* yengeç, pavurya.
Fiil
* mızırdanmak, homurdanmak, sızlanmak, sızıldanmak. |
|
| Crab |
Crab
kräb
İsim
* [the] Yengeç burcu. |
|
| crab louse |
* kasıkbiti, kılbiti. |
|
| hermit |
her.mit
hır'mît
İsim
* münzevi, topluluktan kaçan, yalnız başına yaşayan kimse. |
|
| crab |
yengeç, pavurya; aksi ve huysuz kimse. crab apple |
|
| crab |
yengeç avlamak; {den} yanlamasına sürüklenmek; {ar |
|