Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
group Dinle! {gru:p}
  • [N] grup, küme, öbek, takım, topluluk, heyet, kafile, manga, filo {İng.}, kütle
  • [V] gruplandırmak, sınıflandırmak, gruplaşmak, toplanmak
group i. grup.

f. gruplandırmak; gruplaşmak.
group {i.}, {f.} grup, küme, öbek; heyet, topluluk; {kim.} benzer nitelikli öğeler grubu; {jeol.} aynı zamanda teşekkü1 ettiği farzolunan kaya tabakaları; {biyol.} birbiri ile benzerlikleri olan hayvan veya bitki sınıfı; {f.} gruplara ayırmak, yan yana koymak; bir araya gelmek, gruplaşmak. group insurance grup sigortası, toplu sigorta.
Group Gruplandır
Group Küme

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
age group
  • [N] yaş grubu
blood group
  • [N] kan grubu
ethnic group
  • [N] etnik grup
fringe group
  • [N] uç fikirleri olan azınlık
I'm with a group.
  • [PHR] grup: Ben grupla birlikteyim.
group captain {,gru:p'kæptən}
  • [N] hava kuvvetleri albayı {İng.}
group therapy
  • [N] grup terapi
group together
  • [V] kümelemek, kümelenmek
in-group Dinle! {'ıngru:p}
  • [N] örgüt içinde gruplaşan topluluk, hizip
pop group
  • [N] pop müzik grubu
pressure group
  • [N] baskı grubu, lobi
Is there a group rate?
  • [PHR] tarife: Grup için indirimli tarifeler var mı?
splinter group
  • [N] hizip, klik
study group {'stʌdı,gru:p}
  • [N] araştırma grubu, inceleme grubu
target group
  • [N] hedef kitle
acetyl group asetil grubu
Add Group Grup Ekle
allyl group alil grubu
amido group amido grubu
amino group amino grubu