| grill |
{grıl}
- [N] ızgara et, ızgara, parmaklık, kafes
- [V] ızgarada pişirmek, kızartmak, işkence etmek, sorguya çekmek
|
|
| grill |
{i.} ızgara; ızgarada pişmiş et; ızgarada pişirme; ızgarada et ve balık pişiren lokanta; posta pullan üzerinde ızgara şeklinde yapılan kabarık noktalı delikler; demir çubuklardan yapılmış pencere kafesi . |
|
| grill |
{f.} ızgarada pişirmek; fazla ısıtmak; A.B.D., {k.dili} sorguya çekmek, sıkıştırmak, ahret suali sormak . |
|
| grill |
i. 1. ızgara {alet}. 2. {alçak kenarlı, demir} tava. 3. ufak lokanta.
f. 1. ızgarada pişirmek. 2. k. dili sorguya çekmek. |
|
| grill |
grill
grîl
İsim
* ızgara {alet}.
* {alçak kenarlı, demir} tava.
* ufak lokanta.
Fiil
* ızgarada pişirmek.
Konuşma Dili
* sorguya çekmek. |
|
|