Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
future Dinle! {'fju:tʃər}
  • [A] gelecek, ileriki, müstakbel, ilerideki, vadeli
  • [N] gelecekte olacak şey, gelecek, gelecek zaman, istikbal, vadeli sözleşme
future s, i gelecek, müstakbel, istikbalde olan, gelecek zamana ait; i istikbal, gelecek, yarın, ati; ömrün geri kalan kısmı; gram gelecek zaman kipi futures i, çog ileride teslim edilmek üzere satılan veya satın alman mal: vadeli işlemler future perfect gram gelecekte belirli bir zamandan evvel tamamlanacak olan bir ha reketi veya durumu gösteren fiil zamanı
future s. gelecek, müstakbel.

i. gelecek, istikbal.
future fu.ture fyu'çır Sıfat * gelecek, müstakbel. İsim * gelecek, istikbal.
future gelecek, müstakbel, istikbalde olan, gelecek zaman

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
in future
  • [ADV] gelecekte, ileride
in the future
  • [ADV] ileride, gelecekte
to the future
  • [ADV] ileriye
future life
  • [N] öldükten sonraki yaşam, ahiret
remote future
  • [N] uzak gelecek
in future bundan sonra, bundan böyle.
lump sum abount that a series of future payments is rignt now gelecek yatırımların uygunluğunu belirleyen küme toplamı
the future tense dilb. gelecek zaman.
future tense Dilbilgisi * gelecek zaman.
keep for future use ileride kullanmak üzere tut
kept for future use ileride kullanmak üzere tut
toward the future geleceğe doğru
Future use Gelecekte kullanım
Future value Gelecek değer
Mac Future Use Mac Gelecek Kullanım
future life öldükten sonraki yaşam, ahiret
in future gelecekte, ileride
in the future ileride, gelecekte
remote future uzak gelecek i.
to the future ileriye zf.