Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
flutter Dinle! {'flʌtər}
  • [N] çırpınma, çarpıntı, telaş, pırpır etme, heyecan, küçük oynama {kumar}
  • [V] kanat çırpmak, pırpır etmek, çırpınmak, çarpıntılı olmak, dalgalanmak, titremek, düzensiz hareket etmek
flutter f.
1. {kanatlarını} çırpmak.
2. çırpınmak.
3. {rüzgârda} titremek veya hafifçe dalgalanmak.
4. çabuk çabuk sallamak.
5. çırpınır gibi düşmek.

i.
1. çırpınma, çırpınış.
2. {rüzgârda} titreme veya hafifçe dalgalanma.
flutter f.

i. kanatlarını çırpmak; titremek, sallanmak; çırpınmak, telâş etmek; titretmek, kımıldatmak; telâşa düşürmek, heyecan vermek;

i. titreme, heyecan, çalkalanma, çırpınma; telâş, asabiyet; {hav}. kanat sarsıntısı; {tıb}. titreme, kalp ritmi bozukluğu.
flutter flut.ter fl^t'ır Fiil * {kanatlarını} çırpmak. * çırpınmak. * {rüzgârda} titremek veya hafifçe dalgalanmak. * çabuk çabuk sallamak. * çırpınır gibi düşmek. İsim * çırpınma, çırpınış. * {rüzgârda} titreme veya hafifçe dalgalanma.
flutter kanatlarını çırpmak; titremek, sallanmak; çırpınma

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
put s.o. in a flutter birini heyecana düşürmek.
put someone in a flutter * birini heyecana düşürmek.