| flow |
{fləʋ}
- [N] akış, akım, akıntı, cereyan, akın, akan miktar, akıcılık, debi, met, kabarma, adet, aybaşı, regl
- [V] akmak, dolaşmak, süzülmek, met halinde olmak, yükselmek {deniz}, taşmak, dökülmek, akıcı olmak, basmak, bastırmak
|
|
| flow |
f. akmak, akıntı gibi gitmek, cereyan etmek, seyelan etmek; dalgalanmak, sallanmak; kabarmak, met halinde olmak; dolmak,dopdolu olmak; bol bol içilmek {şarap}; su basmak; akıtmak. flowing
s. akıcı,belagatli. flowing bowl içki, içki kâsesi. flowing style akıcı üslup, selis üslup. Iand flowing with milk and honey süt ve bal akan diyar, refah içinde olan ülke. |
|
| flow |
i. akış, akıntı, cereyan, seyelân; {fiz}. akı; belirli zamanda akan su miktarı; met; akıcılık, düzgün konuşabilme yeteneği. |
|
| flow |
f. 1. akmak. 2. {saç} sarkmak. 3. {elbise/kumaş} {belirli bir şekilde} dökülmek, düşmek, durmak, oturmak.
i. akış. |
|
| flow |
akmak |
|
|