Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
first-rate Dinle! {,fɜ:rst'reıt}
  • [A] üstün kâliteli, birinci sınıf
first-rate s. üstün, mükemmel; birinci sınıf, ekstra.
first-rate first-rate Sıfat * üstün, mükemmel; birinci sınıf, ekstra.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
rate of assessment
  • [N] vergi oranı
bank rate
  • [N] faiz oranı (fin.), iskonto oranı
basal metabolic rate
  • [N] bazal metabolik oran
church rate {'tʃɜ:rtʃreıt}
  • [N] kilise vergisi
cut-rate Dinle!
  • [A] indirimli, tenzilatlı
death rate {'deɵreıt}
  • [N] ölüm oranı
error rate
  • [N] hata oranı, yanılgı payı
exchange rate
  • [N] döviz kuru, kur farkı
forward rate
  • [N] vadeli kur
freight rate
  • [N] nakliye ücreti
growth rate
  • [N] büyüme hızı, kalkınma hızı
heart rate
  • [N] kâlp atış hızı
interest rate
  • [N] faiz oranı (fin.)
per diem rate
  • [N] günlük kur
piece rate {'pi:sreıt}
  • [N] parça başı ücret yöntemi
pulse rate
  • [N] nabız sayısı
rate Dinle! {reıt}
  • [N] oran, kur, rayiç, değer, ücret, bedel, posta ücreti, derece, sınıf, emlâk vergisi {İng.}, belediye vergisi {İng.}
  • [V] değer biçmek, sınıflandırmak, fiyat belirlemek, saymak, addetmek, olarak görmek, layık olmak, hak etmek, sayılmak, azarlamak, fırça atmak
at a fearful rate
  • [ADV] korkunç oranda, korkutucu boyutta
at any rate
  • [ADV] hiç olmazsa, ne olursa olsun, yine de
at that rate
  • [ADV] bu durumda, bu şartlar altında, o halde