İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
film |
{fılm}
- [N] ince tabaka, zar, film, lif, ölünün gözündeki donukluk
- [V] filme çekmek, ince bir tabaka ile kaplamak, kaplamak {zar vb.}, film çekmek
|
|
film |
i. 1. zar; ince örtü, ince tabaka. 2. foto., sin. film.
f. 1. filme almak. 2. film çekmek. |
|
film |
i.
f. zar; ince örtü, ince tabaka; ince tel, lif;
f. zar veya ince bir örtü ile kaplamak; zar bağlamak. filminess
i. zarla veya ince bir tabaka ile kaplı olma. filmy
s. zarlı, ince bir tabaka ile kaplı. |
|
film |
i.
f. {foto}., {sin}. filim;
f. filim çevirmek, filim yapmak. film fan sinema meraklısı. film pack düz fotoraf filimleri paketi. film speed filim hassaslığı. film strip konferanslarda yardımcı olarak gösterilen hareketsiz filim serisi. |
|
film |
film |
|
|
Türkçe » İngilizce  |
Yukarı  |
film |
- [A] picture
- [N] movie, moving picture, film: cine film, film, flick, picture, silver screen
- [PREF] cine-
|
|
film |
1. film {for a camera}. 2. film, movie, flick, motion picture. 3. slang a sight to see.
filmini almak /ın/ 1. to film. 2. to X-ray.
film çekmek 1. to take a movie. 2. to take an X-ray.
filme çekmek /ı/ to film.
film çevirmek 1. to make a movie. 2. slang to show off, swagger. 3. slang to have fun, have a good time.
film koparmak slang to talk incoherently {when drunk}.
film makinesi movie camera.
film oynamak cin. {for a movie} to play, be shown.
film oynatmak cin. to play a movie, show a film.
filmleri yakmak slang to spoil a scheme/plan.
film yıldızı movie star, film star. |
|
film |
* film {for a camera}.
* film, movie, flick, motion picture.
argo
* a sight to see. |
|
film |
photographic film |
|
film |
movie |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|