Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
fear Dinle! {fıər}
  • [N] korku, dehşet, endişe, kaygı, sıkıntı, dert, risk, çekinme, korkma
  • [V] korkmak, endişe etmek, kuşkulanmak, kuruntu etmek, çekinmek, Allah: Allah'tan korkmak
fear f. korkmak. Never fear. Korkma, öyle bir tehlike yok.
fear i. korku, dehşet; kuruntu, endişe, vehim. fear of God Allah korkusu. for fear of korkusundan. fearless

s. korkusuz, gözüpek, yılmaz. fearlessly

z. korkusuzca, yılmadan. fearlessness

i. korkusuzluk, gözüpek oluş.
fear i. korku.
fear f. korkmak.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
assailed by fear
  • [A] kapılmış: korkuya kapılmış, düşmüş: içine korku düşmüş
chill of fear
  • [N] korkudan titreme
ill with fear
  • [A] korkmuş, kapılmış: korkuya kapılmış
never fear!
  • [INTRJ] korkma!, korkacak bir şey yok!
no fear!
  • [INTRJ] korkma!, merak etme!, ne münasebet!
possessed by fear
  • [A] kapılmış: korkuya kapılmış
quake with fear
  • [V] korkudan titremek
mortal fear
  • [N] can korkusu
grow pale from fear
  • [V] beti benzi atmak
be possessed by fear
  • [V] korkuya kapılmak
be seized with fear
  • [V] korkuya kapılmak
be taken with fear
  • [V] korkuya kapılmak
fear the worst en kötü ihtimalin gerçekleşmesinden korkmak.
for fear of korkusundan, korkusuyla, -den korkarak.
Never fear. Korkma, öyle bir tehlike yok.
fear the worst * en kötü ihtimalin gerçekleşmesinden korkmak.
for fear of * korkusundan, korkusuyla, -den korkarak.
in fear and trembling * korkudan titreyerek.
Never fear. * Korkma, öyle bir tehlike yok.
for fear of den korktuğundan

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
fear factor
1. korku. dehşet. endışe. kaygi. sikinti. dert. rısk. çekınme. korkma. korkmak. endışe etmek. kuşkulanmak. kuruntu etmek. çekınmek. allah`tan korkmak.