İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| extruder |
1. {f}. itip çıkarmak, ihraç etmek; suyunu çıkarmak, sıkmak. extruded rods yumuşak halde iken deliklerden geçirilen demir çubuklar. extrusion {i}., {mad}. ihraç etme, çıkarma. extrusive {s}. ihraç eden; fırlatan, püskürten; {jeol}. püskürük {volkanik ka. |
|
|
|