İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| expedient |
{ık'spi:dıənt}
- [A] uygun, avantajlı, yerinde, çıkarlara uygun düşen, çıkarcı
- [N] çare, yol, önlem, tedbir
|
|
| expedient |
s. {belki doğru olmayan fakat} elverişli {bir çare}.
i. {belki doğru olmayan fakat} elverişli bir çare. |
|
| | |