Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
expect Dinle! {ık'spekt}
  • [V] beklemek, ummak, ümit etmek, sanmak
expect f.
1. beklemek.
2. düşünmek; zannetmek, sanmak.
3. {birinden} {bir şeyin yapılmasını} beklemek: He expects me to carry out the garbage. Benden çöpleri dışarı çıkarmamı bekliyor.
expect f. beklemek, intizar etmek,ümit etmek, ummak; {k}.dili zannetmek, tahmin etmek.
expect ex.pect îkspekt' Fiil * beklemek. * düşünmek; zannetmek, sanmak. * {birinden} {bir şeyin yapılmasını} beklemek: He expects me to carry out the garbage. Benden çöpleri dışarı çıkarmamı bekliyor.
expect beklemek, intizar etmek,ümit etmek, ummak; {k.dili

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
expect the worst en kötü ihtimalin gerçekleşeceğini ummak.
expect the worst * en kötü ihtimalin gerçekleşeceğini ummak.