Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
dispatch Dinle! {dı'spætʃ}
  • [N] yollama, sevk, acele, hız, mesaj, telgraf çekme, öldürme, idam, harekât raporu
  • [V] göndermek, sevketmek, yollamak, halletmek, yalayıp yutmak, silip süpürmek, öldürmek, idam etmek, telgraf çekmek
dispatch i.
1. gönderme, sevketme.
2. {telgraf/faks} çekme.
3. mesaj; rapor: We have received a dispatch from headquarters. Karargâhtan bir mesaj aldık.
4. öldürme; idam etme.
5. acele, hız: He always acts with dispatch. Daima hızlı hareket eder.

f.
1. {kurye/mektup} göndermek.
2. {telgraf/faks} çekmek.
3. sevketmek, göndermek: The government has dispatched new troops to the front. Hükümet cepheye yeni askerler gönderdi.
4. öldürmek, idam etmek.
5. hızla bitirmek.
dispatch i.

f. gönderme, sevketme, çekme {telgraf}; öldürme, idam etme; acele, sürat; yazışma, mektup; telgraf;

f. göndermek {kurye veya mektup}, çekmek {telgraf}; sevk etmek; idam etmek; süratle bitirmek. dispatch boat resmi mektupları taşıyan devlet gemisi. dispatch rider {ask}. posta. dispatcher

i. hareket memuru {tren, uçak}.
dispatch görev dağıtmak
dispatch dağıtmak

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
happy dispatch
  • [N] harakiri
with all possible dispatch
  • [ADV] mümkün olduğunca hızlı
dispatch boat {dı'spætʃbəʋt}
  • [N] kurye botu, avizo
dispatch box {dı'spætʃbɒks}
  • [N] sandık: evrak sandığı, çanta: evrak çantası
dispatch case
  • [N] çanta: evrak çantası
dispatch note
  • [N] irsaliye, gönderme belgesi
dispatch rider {dı'spætʃ,raıdər}
  • [N] haberci, ulak