Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
disguise Dinle! {dıs'gaız}
  • [N] kılık değiştirme, maske, değiştirme, tanınmaz hale getirme, dış görünüş, sahtelik
  • [V] kılık değiştirmek, kimliğini gizlemek, değiştirmek, gizlemek, saklamak
disguise f.
1. as ... olarak kılık değiştirmek: The king disguised himself as a beggar. Kral tanınmamak için dilenci kılığına girdi.
2. gizlemek, saklamak: He is disguising his true intentions. Asıl amaçlarını gizliyor.

i. tanınmamak için giyilen kıyafet.
disguise f. gizlenmek, kılığını değiştirmek, tebdili kıyafet etmek, gizlemek, saklamak. thinly disguised sözde gizli, yarı kapalı. disguisedly

z. gizlenmiş olarak, tebdili kıyafet ile.
disguise i. sahte kıyafet, tebdili kıyafet, sahtelik gizlenme, maskelenme. in disguise gizli, kılığını değiştirmiş, tebdili kıyafet etmiş.
disguise dis.guise dîsgayz' Fiil * [as] ... olarak kılık değiştirmek: The king disguised himself as a beggar. Kral tanınmamak için dilenci kılığına girdi. * gizlemek, saklamak: He is disguising his true intentions. Asıl amaçlarını gizliyor. İsim * tanınmamak için giyilen kıyafet.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
in disguise
  • [A] maskeli, tebdili kıyafetle
disguise oneself
  • [V] iğreti kılığa girmek
be s.t. in disguise bir şey kılığına girmiş olmak: That´s a blessing in disguise. O aslında Tanrının bir lütfudur. He´s actually a conservative in disguise. O gizli bir tutucudur.
be something in disguise * bir şey kılığına girmiş olmak: That's a blessing in disguise. O aslında Tanrının bir lütfudur. He's actually a conservative in disguise. O gizli bir tutucudur.
disguise by camouflaging kamufle olarak gizlen
disguise oneself iğreti kılığa girmek
in disguise maskeli, tebdili kıyafetle