Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
day Dinle! {deı}
  • [N] gün, gündüz, dönem, zaman
day i.
1. gündüz: We´ve been working night and day on this project. Bu proje üzerinde gece gündüz çalışıyoruz.
2. gün: the second day of the month ayın ikinci günü.
3. zaman, devir.
day i. gündüz; gün; zaman, devir. day after day, day by day günden güne. day camp gündüz kampı. day in, day out her gün. day labor gündelik iş. day laborer gündelikçi. day letter adi telgraf. day nursery gündüz bakımevi, kreş. day school derslerin gündüz yapıldığı okul, örencilerin gündüz devam ettiği okul, yatısız okul. days of grace borçluya borcunu ödemesi için fazladan tanınan üç gün. all day bütün gün. by day gündüzün. call it a day paydos etmek. Every dog has his day. Herkesin şanslı olduğu bir günü vardır. every other day gün aşırı, iki günde bir. from day to day günden güne. in days to come ilerde, gelecek günlerde. It has seen better days. Eskimiştir. judgment day kıyamet günü, mahşer günü. pay day maaş günü. solar day yirmi dört saat. some day bir gün, günün birinde. some fine day Allahın bir gününde. the last day kıyamet günü. the other day geçen gün, birkaç gün evvel. twice a day günde iki kere.
day gün
day day dey İsim * gündüz: We've been working day and night on this project. Bu proje üzerinde gece gündüz çalışıyoruz. * gün: the second day of the month ayın ikinci günü. * zaman, devir.