Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
creep Dinle! {kri:p}
  • [N] emekleme, sürünme, yayılma, sızıntı, kayma, yuva, sığınak, toprak kayması, ürperti, ürperme, yaltakçı, sevilmeyen kimse
  • [V] sürünerek ilerlemek, sürünmek, emeklemek, sokulmak, ürpermek, sarılarak büyümek, sızmak
creep f. {crept}
1. sürünmek, emeklemek.
2. sessizce gitmek/hareket etmek.
3. ürpermek.

i. argo kıl/gıcık/pis herif; uyuz karı.
creep f. {crept, creeping} sürünmek, emeklemek; ağır ve ihtiyatlı hareket etmek; nüfuz etmek, sokulmak; ürpermek; hafifçe kaymak; {bot}. sarılmak, uzun dal sürmek. creep up on hissettirmeyerek yaklaşmak. My flesh creeps Tüylerim ürperiyor. creepy

s. ürpertici, ürperen; sürünen.
creep i. yerin yavaş yavaş kayması; {argo}. hoşa gitmeyen kimse. the creeps {k.dili}. tüyleri diken diken olma, ürperme.
creep creep krip Fiil (D) crept * sürünmek, emeklemek. * sessizce yaklaşmak. * ürpermek.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
creep up on -e hissettirmeden yaklaşmak.
It makes my flesh creep. Tüylerimi ürpertiyor.
creep up on * -e hissettirmeden yaklaşmak.
It makes my flesh creep. * Tüylerimi ürpertiyor.
creep curve sünme eğrisi
creep line sızıntı yolu
creep pressure sünme basıncı
creep test sünme deneyi
creep curve sünme eğrisi [tech.]
creep line sızıntı yolu [tech.]
creep pressure sünme basıncı [tech.]
creep test sünme deneyi [tech.]