Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
course Dinle! {kɔ:rs}
  • [N] yön, gidişat, tabak, akış, seyir, süreç, pist, rota, dizi, sıralama, kur
  • [V] koşmak, koşturmak, av sürmek, köpeklerle kovalamak, sürgün avına çıkmak, akmak, dökülmek
course i.
1. izlenen yol; rota; seyir; gidiş; yön.
2. yol, plan.
3. kurs {dersler dizisi}.
4. ahçı. yemek, kap, servis.

f.
1. köpekle {av} kovalamak.
2. hızla akmak.
course f. akmak, hızla akmak; koşmak, hızla ilerlemek; av peşinden koşturmak.
course i. yön, cihet, istikamet; ders, kurs; {den}. rota; gidiş; yol; ahça kap, tabak, servis; {çoğ}. aybaşı. as a matter of course gayet tabii olarak. in due course zamanı gelirce, zamanla. in full course bütün hızıyla in short course kısaca. in the course of esnasında. in the course of events, in the course of time zamanla. of course tabii, elbette. take its course olacağına varmak.
course gidişat