Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
coordinate Dinle! {kəʋ'ɔ:rdənıt}
  • [A] koordine, eşit, düzenli, koordinat
  • [N] koordinat, apsis, eşit şey
coordinate Dinle! {kəʋ'ɔ:rdə,neıt}
  • [V] koordine etmek, düzenlemek, uyum sağlamak
coordinate f. koordine etmek, eşgüdümlemek, birbirine göre ayarlamak.
coordinate s. aynı derecede, eşit.

i. mat., den., gökb., kim. koordinat.
coordinate eşgüdümlemek, eşgüdüm sağlama

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
affine coordinate system afin koordinat sistemi
coordinate transformation konaç {koordinat} dönüşümü
coordinate transformation koordinat dönüşümü
coordinate transformation konaç dönüşümü
coordinate, co-ordinate s.

i. aynı derecede, eşit, müsavi; düzenli, tutariı, muntazam; {fels}. düzenleşik;

i. {mat}., {den}., {astr}. koordinat.
coordinate, co-ordinate f. birbirine göre ayarlamak; ahenk kazandırmak, alıştırmak, düzeltmek; aynı sıra veya dereceye koymak. coordinating conjunction bir cümle içinde birbirine eşit durumda olan öğeleri bağlayan bağlaç {and, but, or gibi}.
coordinate, to eşgüdümlemek
coordinate, co-ordinate aynı derecede, eşit, müsavi; düzenli, tutariı, mun
coordinate, co-ordinate birbirine göre ayarlamak; ahenk kazandırmak, alışt
coordinate axis koordinat ekseni
coordinate geometry koordinat geometrisi
coordinate system koordinat sistemi
affine coordinate system afin koordinat sistemi
coordinate addressing koordinat adresleme
coordinate axis koordinat ekseni
coordinate plane koordinat düzlemi
coordinate store koordinat bellek
coordinate system koordinat sistemi
curvilinear coordinate eğrisel koordinatlar
cylindrical coordinate silindirik koordinat