İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
| confine |
{kən'faın}
- [N] sınır
- [V] sınırlamak, tutmak, hapsetmek, kapamak, loğusa olmak
|
|
| confine |
f. 1. to -e hapsetmek, -e kapatmak. 2. to {bir hastalık} {birini eve/yatağa} bağlamak. 3. sınırlamak, sınırlandırmak. 4. to -e hasretmek. |
|
| confine |
f. kuşatmak; hapsetmek; evde veya yatakta tutmak; sınırlamak, toplamak, hasretmek. confined
s. sınırlanmış; loğusa halinde. |
|
| confine |
con.fine
kınfayn'
Fiil
* [to] -e kapatmak, -e hapsetmek.
* [to] {bir hastalık} {birini eve/yatağa} bağlamak.
* {hareketleri} sınırlamak.
* [to] -e hasretmek. |
|
| confine |
kuşatmak; hapsetmek; evde veya yatakta tutmak; sın |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|