Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
concerned {kən'sɜ:rnd}
  • [A] ilgilenen, ilgili, meşgul, kaygılı, endişeli
concerned s.
1. ilgili, alakalı.
2. endişeli, düşünceli.
concerned s. ilgili, alâkalı; endişeli, düşünceli. be concerned for veya about endişe duymak, merak etmek.
concerned con.cerned kınsırnd' Sıfat * ilgili, alakalı. * endişeli, düşünceli.
concerned ilgili, alâkalı; endişeli, düşünceli. be concerned

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
I am not concerned!
  • [INTRJ] Beni ilgilendirmez!
the parties concerned
  • [N] ilgili taraflar
as far as I'm concerned
  • [ADV] bana kalırsa
as far as he is concerned ona kalırsa, ona sorarsan.
as far as s.o. is concerned -e göre: It´s fine as far as I´m concerned. Bana göre iyi.
be concerned about -den kaygılanmak, -den endişe duymak, -i merak etmek.
concerned with
1. ilgilenen. ilgili. meşgul. kaygılı. endişeli.
where s.o. is concerned -e gelince: You´re very solicitous where she´s concerned. Ona gelince çok ilgi gösteriyorsun.
as far as he is concerned * ona kalırsa, ona sorarsan.
as far as someone is concerned * -e göre: It's fine as far as I'm concerned. Bana göre iyi.
be concerned about * kaygılanmak, endişe duymak, merak etmek.
where someone is concerned * -e gelince: You're very solicitous where she's concerned. Ona gelince çok ilgi gösteriyorsun.
as far as i'm concerned bana kalırsa zf.
i am not concerned beni ilgilendirmez ünl.
the parties concerned ilgili taraflar i.