Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
coast Dinle! {kəʋst}
  • [N] sahil, deniz kenarı, deniz kıyısı, kıyı, kızak için uygun yokuş, kızakla yokuştan kayma
  • [V] sahil boyunca gitmek, kıyı boyu limanlar arasında ticaret yapmak, kızakla yokuştan kaymak, yokuş aşağı salıvermek, beleşten ilerlemek
coast i. sahil, deniz kıyısı.

f.
1. {kayakla/bisikletle} yokuş aşağı kaymak/inmek.
2. pedal çevirmeden bisiklet sürmek.
3. den. kıyı boyunca gitmek.
coast i. sahil, deniz kıyısı; kayak yapmak için uygun yokuş. coast artillery {ask}. sahil topçusu. Coast Guard sahil muhafızı. coastline

i. kıyı boyu. coastwise

s.

z. kıyıdan, kıyı boyunca.off the coast of sahillerine yakın. The coast is clear. Kimse yok. Meydan {boş}. coastal

s. kıyı, sahil, kıyısal.
coast f. yokuş aşağı inmek veya kaymak {kayak, bisiklet}; {den}. kıyı boyunca gitmek. coaster

i. bardak altı; sahil boyunca işleyen ticaret gemisi. coaster brake bisiklette pedal freni.
coast coast kost İsim * sahil, deniz kıyısı. Fiil * {kayak, bisiklet} yokuş aşağı inmek veya kaymak. Denizcilikle ilgili * kıyı boyunca gitmek.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
coast guard {'kəʋstgɑ:rd}
  • [N] sahil koruma, sahil koruma görevlisi
sea coast {'si:,kəʋst}
  • [N] sahil, kıyı
alluvial coast alüvyonlu sahil
coast guard sahil koruma.
gold coast Afrikada Altın Kıyısı .
off the coast of ... sahillerine yakın.
The coast is clear. Kimse yok./Meydan boş.
the Ivory Coast Fildişi Kıyısı, Fildişi Sahili.
Coast Guard * sahil koruma.
off the coast of * sahillerine yakın.
The coast is clear. * Kimse yok./Meydan boş.
the Ivory Coast * Fildişi Kıyısı, Fildişi Sahili.
gold coast Afrika'da Altın Kıyısı .
coast guard sahil koruma
ivory coast fildişi kıyısı
alluvial coast alüvyonlu sahil
high coast yüksek kıyı
longitudinal coast boyuna kıyı
low coast alçak kıyı
Ivory Coast Fildişi Sahili