Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
carrier Dinle! {'kærıər}
  • [N] taşıyıcı, hamal, kurye, ulak, nakliyeci, nakliye şirketi, portör, bagaj: port bagaj, kızak
carrier i.
1. taşıyan, taşıyıcı.
2. nakliye şirketi, nakliyeci.
carrier i. taşıyan şey veya kimse; nakliye şirketi, nakliyeci; {tıb}. bir mikrobu kendisi bağışık kalarak başkasına bulaştıran insan veya bitki; {kim}. bir elemanı bir karışımdan diğer bir karışıma tasıyan katalitik madde. carrier pigeon posta güvercini. carrier wave radyo taşıyıcı dalga, ana dalga.
carrier taşıyıcı
carrier taşıyıcı

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
aircraft carrier {'eər,kræft'kærıər}
  • [N] uçak gemisi
airplane carrier
  • [N] uçak gemisi
carrier rocket
  • [N] taşıyıcı roket
germ carrier
  • [N] mikrop taşıyıcısı, taşıyıcı, portör
hod carrier
  • [N] duvarcı yamağı, işçi: inşaat işçisi
carrier pigeon {'kærıər,pıdʒən}
  • [N] haber güvercini, posta güvercini
troop carrier {tru:p'kærıər}
  • [N] araç: asker taşıyan araç
air carrier hava taşıyıcısı
aircraft carrier uçak gemisi.
aircraft carrier uçak gemisi
airplane carrier uçak gemisi
battery carrier akü kutusu
bearing carrier yatak kovanı
carrier bag İng. büyük torba/poşet.
carrier channel taşıyıcı kanalı
carrier channel taşıyıcı kanalı
carrier noise ratio taşıyıcı gürültü oranı
carrier noise ratio taşıyıcı gürültü oranı
carrier pigeon