Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
bulge Dinle! {bʌldʒ}
  • [N] şiş, tümsek, çıkıntı, geçici artış, şişkinlik, fazlalık
  • [V] çıkıntı yapmak, şişmek, esnemek, pörtlemek
bulge i. çıkıntı, şiş, tümsek; A.B.D., {argo} üstünlük. get the bulge on. üstünlük sağlamak. bulgy

s. şişkin.
bulge f. bel vermek, esnemek; çıkıntı yapmak; pırtlamak; dışarı uğratmak, pırtlatmak, çıkıntı meydana getirmek.
bulge f. bel vermek.
bulge bulge b^lc Fiil * bel vermek.