Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
boast Dinle! {bəʋst}
  • [N] övünme, iftihar, övünç, övünç kaynağı
  • [V] övünmek, övünç duymak, büyük konuşmak, iftihar etmek, böbürlenmek, palavra atmak
boast f.

i. övünmek, kendini methetmek; iftihar etmek; keski ile kabaca şekil vermek;

i. övünme, kendini beğenme, kurumlanma, kurulma. boaster

i. övünen kimse. boastingIy

z. övünerek.
boast f.
1. övünmek.
2. -e sahip olmaktan gurur duymak: This hotel boasts two swimming pools and a sauna. Bu otel iki yüzme havuzu ve bir saunasıyla iftihar ediyor.

i. övünme, kurumlanma.
boast boast bost Fiil * övünmek. * -e sahip olmaktan gurur duymak: This hotel boasts two swimming pools and a sauna. Bu otel iki yüzme havuzu ve bir saunasıyla iftihar ediyor. İsim * övünme, kurumlanma.
boast övünmek, kendini methetmek; iftihar etmek; keski i

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
boast of övün