Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
blessing {'blesıŋ}
  • [N] dua, nimet, lütuf, şükran, bereket, hayır dua, kutsama
blessing i.
1. kutsama, takdis.
2. hayırdua.
3. nimet.
blessing i. takdis, hayır dua, nimet, inayet, lütuf, hamt, şükran; azarlama; slang haşlama
blessing bless.ing İsim * kutsama, takdis. * hayırdua. * nimet.
blessing takdis, hayır dua, nimet, inayet, lütuf, hamt, şük

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
ask a blessing
  • [V] sofra duası yapmak, lütuf dilemek
give one's blessing to
  • [V] müsaade etmek {iyi dileklerle}
ask/say the blessing yemek duası yapmak.
blessing out k. dili haşlama, azarlama.
give s.o. a blessing out k. dili birine sapartayı çekmek/vermek.
ask the blessing * yemek duası yapmak.
blessing out Konuşma dili * haşlama, azarlama.
give someone a blessing out Konuşma dili * birine sapartayı çekmek/vermek.
say the blessing * yemek duası yapmak.