Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
blast Dinle! {blæst}
  • [N] şiddetli rüzgâr, rüzgâr {ani}, üfleme, ötme {düdük vb.}, öfkelenme, köpürme, patlayıcı miktarı, soğuktan kavrulma {yaprak}, azarlama, alem, cümbüş
  • [V] havaya uçurmak, kavurmak {bitki}, patlatmak, yıkmak, lanet etmek, beddua etmek, bangır bangır çalmak, bas bas bağırmak
blast i.
1. patlama, infilak.
2. k. dili çok eğlendirici bir şey.

f.
1. tahrip etmek, yıkmak, yakmak.
2. {soğuk/sıcak} {bitkiyi} kavurmak.