Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
bead Dinle! {bi:d}
  • [N] boncuk, tane, damla, hava kabarcığı, arpacık {silah}
  • [V] boncukla süslemek, boncuk dizmek, boncuklu kenar süsü yapmak
bead i.

f. boncuk, tane {tespih}; coğ tespih, kolye; hava kabarcığı; arpacık;

f. boncukla süslemek; boncuk dizmek. bead tree tespihağacı, {bot}. Melia azedarach. say, tell veya count ones beads tespih çekmek, dua etmek. draw a bead on nişan almak beading

i. bead work boncuktan yapılmış kenar süsü beaded

s. boncuklu.
bead i.
1. boncuk.
2. {silahta} arpacık.
bead boncuk
bead bead bid İsim * boncuk. * {silahta} arpacık.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
draw a bead on
  • [V] nişan almak, silâh: silâhını doğrultmak
coral bead
  • [N] mercan boncuk
glass bead
  • [V] boncuk
angle bead köşe çubuğu
bead plane silme rendesi
bead seat tırnak yuvası
blue bead
1. mavi. çürümüş. morarmış. hüzünlü. keyifsiz. canı sıkkın. morali bozuk. açık saçık. müstehcen. mavi. muhafazakâr partili. mavi yapmak. maviye boyamak. çarçur etmek. har vurup harman savurmak.
draw a bead on -e nişan almak.
draw a bead on * -e nişan almak.
angle bead köşe çubuğu
bead plane silme rendesi
bead seat tırnak yuvası
corner bead köşe silmesi
corner bead brace köşe matkabı
coral bead mercan boncuk i.
draw a bead on nişan almak, silâhını doğrultmak
glass bead boncuk f.
angle bead köşe çubuğu [tech.]
bead plane silme rendesi [tech.]
bead seat tırnak yuvası [tech.]