Sonuçlar

Türkçe » İngilizce Yukarı
ağrı
  • [N] pain, ache, spasm, smart, affliction, discomfort, soreness, throe
ağrı
1. ache.
2. throes of childbirth, labor.

ağrı kesici analgesic.

ağrı kesimi analgesia, anesthesia.

ağrısı tutmak
1. to have birth pains start; to begin labor.
2. to have a recurrence of periodic pains.

ağrı vermek /a/ to hurt.
ağrı * ache. * throes of childbirth, labor.
ağrı be in pain
ağrı ache

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
Ağrı kesici alabilir miyim?
  • [PHR] painkiller: Can I have some painkillers?
ağrı kesici
  • [A] analgesic
  • [N] painkiller
ağrı kesici ilaç
  • [N] analgesic
ağrı kesici ilâç
  • [N] anodyne
ağrı kesici merhem
  • [N] liniment
ağrı vermeyen
  • [A] indolent
ağrı yitimi
  • [N] analgesia
Bacağımda bir ağrı var.
  • [PHR] leg: I have a pain in my leg.
Başımda bir ağrı var.
  • [PHR] head: I have a pain in my head.
Boğazımda bir ağrı var.
  • [PHR] throat: I have a pain in my throat.
Göğsümde bir ağrı var.
  • [PHR] chest: I have a pain in my chest
hayalet ağrı
  • [N] phantom pain
Kâlbime yakın bir yerde bir ağrı var.
  • [PHR] heart: I have a pain near my heart.
Karnımda bir ağrı var.
  • [PHR] stomach: I have a pain in my stomach.
karın bölgesinde ağrı
  • [N] abdominal pains
Kolumda bir ağrı var.
  • [PHR] arm: I have a pain in my arm.
Sırtımda bir ağrı var.
  • [PHR] back: I have a pain in my back.
Yanımda bir ağrı var.
  • [PHR] side: I have a pain in my side.
ağrı dağı
1. ararat.
ağrı kesici
1. pain killer.
2. anodyne. painkiller.