Sonuçlar

Türkçe » İngilizce Yukarı
ayrıcalık
  • [A] concessionairy
  • [N] privilege, concession, speciality, eligibility, favor, favour (Brit.), benefit, cachet, charter, faculty, franchise, immunity, incident, oracle, peculiar, prerogative, refusal, royalty
ayrıcalık
1. privilege, favor.
2. com. {an} exclusive right, concession, franchise.

__ tanımak/göstermek /a/ to favor {one person} {at the expense of another}.
ayrıcalık * privilege, favor. ticaret * {an} exclusive right, concession, franchise.
ayrıcalık franchise
ayrıcalık prerogative

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
akrabaya ayrıcalık yapma
  • [N] nepotism
ayrıcalık getiren
  • [A] incident
ayrıcalık gözeten
  • [A] cliquish
ayrıcalık gözetme
  • [N] respect
ayrıcalık gözetmeden
  • [ADV] respect: without respect to persons
ayrıcalık tanımak
  • [V] privilege, acquit
ayrıcalık yapan
  • [A] discriminative, discriminatory, discriminating, respectful
ayrıcalık yapma
  • [N] discrimination
ayrıcalık yapmak
  • [V] discriminate, discriminate favor of smb.
tanımak (ayrıcalık)
  • [V] charter
yabancılara tanınan ayrıcalık
  • [N] capitulation
ayrıcalık göstermek ayrıcalık tanımak/göstermek * to favor {one person} {at the expense of another}.
ayrıcalık tanımak ayrıcalık tanımak/göstermek * to favor {one person} {at the expense of another}.
büyük ayrıcalık great charter
ayrıcalık ver made a concession
ayrıcalık ver make a concession
v.ayrıcalık tanı:n.ayrıcalık privilege
v.ayrıcalık tanı:adj.ayrıcalıklı privileged
ayrıcalık sınıfı privilege class
kendisine özel bilgiler ve ayrıcalık tanıyan insider