Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
associate Dinle! {ə'səʋʃııt}
  • [N] ortak, üye, arkadaş, dost, öğretim üyesi
associate Dinle! {ə'səʋʃı,eıt}
  • [A] birleşmiş, bağlı olan, arkadaş olan, ikinci derece statüsü olan
  • [V] birleştirmek, ortak etmek, bağdaştırmak, benzetmek, çağrıştırmak, arkadaşlık etmek, ortak olmak, işbirliği yapmak
associate i.

f.

s. arkadaş, dost; serik, ortak; uye,aza;

f. arkadaşlık etmek; ortak etmek, birleştirmek; benzetmek, yakıştırmak, aralannda iliski kurmak; ortakllk kurmak, ,serik olmak;s. arkadas olan, ortak çıkar ve ilişkileri olan; tam üyelik haklanndan yararlanamayan, üye olarak tam yetki sahibi olmayan. associate professor {doçent}. associable

s. baglantısı olabilen. associateship

i. arkadaslık; şeriklik, ortaklık.
associate i. iş arkadaşı; iş ortağı.
associate f. with
1. ile görüşmek, ile ilişkide bulunmak.
2. -i hatırlatmak, -i akla getirmek: I associate that smell with the back streets of Warsaw. O koku bana Varşova´nın arka sokaklarını hatırlatıyor.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
associate oneself
  • [V] birleşmek, işbirliği yapmak, ortak olmak
associate professor
  • [N] doçent
associate professor doçent.
associate, to ilişkilendirmek
associate professor * doçent.
associate professor doçent
associate with işbirliği yap
Associate With İlişkili Program
associate, to ilişkilendirmek
associate oneself birleşmek, işbirliği yapmak, ortak olmak f.
associate professor doçent
associate, to ilişkilendirmek [elec.]