Sonuçlar

Türkçe » İngilizce Yukarı
arada during the intervening time: Pazartesi ve cumartesi günleri gelir; arada hiç gözükmez. He comes on Mondays and Saturdays; on days other than these he´s not to be seen.
arada * during the intervening time.
arada between
Arada Between

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
Arada sırada acıyor.
  • [PHR] hurt: It only hurts now and then
arada belirtilen
  • [A] parenthetic, parenthetical
arada bir
  • [ADV] while: once in a while, seldom
arada burada
  • [ADV] around
arada olan şey
  • [N] in-between
arada olarak
  • [ADV] mediately
arada olma
  • [N] intervention
arada olmak
  • [V] intervene
arada sırada
  • [ADV] every now and then, sometimes, betweenwhiles, betweentimes
arada sırada görülen
  • [A] sporadic
arada söylemek
  • [V] interject
bir arada tutmak
  • [V] keep together, hold together
bir arada var olan
  • [A] coexistent
bir arada var olmak
  • [V] coexist
bir arada yaşama
  • [N] coexistence
bu arada
  • [ADV] way: by the way, meanwhile, meantime, meanwhile: in the meanwhile, meantime: in the meantime, time: at this time, among other things, incidentally, inter alia
iki arada bir derede
  • [ADV] dilemma: on the horns of a dilemma
  • [ID] devil: between the devil and the deep sea
iki arada bir derede kalmak
  • [V] seesaw between two opinions, straddle
oyundaki olayları arada açıklayan kişi
  • [N] chorus
partiyi bir arada tutmak
  • [V] whip in