İngilizce » Türkçe  |
Yukarı  |
state |
{steıt}
- [A] devlete ait, resmi, tek kişilik, özel, devlet, eyalet
- [N] devlet, eyalet, durum, hal, alem, şart, koşul, evre, mevki, konum, görkem, debdebe, tören, kitabın en güzel baskısı
- [V] belirtmek, ifade etmek, söylemek, açıklamak, bildirmek, belirlemek, saptamak, bilgi vermek
|
|
state |
f. ifade etmek, söylemek, bildirmek, beyan etmek; belirtmek. |
|
state |
i. 1. durum, vaziyet, hal: state of war savaş hali. the state of his health onun sağlık durumu. a state of emergency acil bir durum. in an unconscious state baygın bir halde. state of mind ruhsal durum/ruh haleti. This state of affairs can not go on. Bu durum devam edemez. The roads here are in a bad state of repair. Buradaki yollar tamire muhtaç. 2. devlet: a state secret bir devlet sırrı. state affairs devlet işleri. a self-governing state özerk bir devlet. 3. eyalet: The U.S.A. is made up of fifty states. A.B.D. elli eyaletten ibaret.
s. devlet tarafından yapılan {tören, ziyafet v.b.}. |
|
state |
f. ifade etmek, belirtmek, beyan etmek; tayin etmek, saptamak, tespit etmek. |
|
state |
i.
s. hal, vaziyet, durum, keyfiyet; debdebe, tantana, ihtişam; devlet; hükümet; eyalet; memleket;
s. devlete ait; resmi; siyasi. state bank {A.B.D.} bir eyaletin müsaadesi altında çalışan banka; devlet bankası. state college eyalet üniversitesi. states evidence huk. devlet lehine şahitlik; suçunu ikrar ederek kendi suç arkadaşları aleyhine sahadet eden kimse. turn states evidence suçunu ikrar ederek devlet lehine şahitlik etmek. State House hükümet binası; meclis binası. state of siege örfi idare, sıkıyönetim. state of war harp hali state owned devlet malı. state prison siyasi mahkümlara mahsus hapishane; {A.B.D.} bir eyalete mahsus ağır ceza hapis hanesi. state socialism sosyalizm, devletçilik. states rights eyaletin hakları. state trooper {A.B.D.} motorlu araçlarla devriye gezen jandarma .state university {A.B.D.} eyalet üniversitesi Department of State {A.B.D.} Dışişleri Bakanlığ.ı in state resmi olarak, debdebe ve ihtişamla. lie in state teşhir edilmek üzere açık tabut içinde yatmak {büyük bir zatın cenazesi}. the States k.dili. Amerika Birleşik Devletleri {ABD haricinde kullanılır}. |
|
|
İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
act of state |
- [N] hükümet onayıyla işlenmiş kanunsuz eylem
|
|
state of affairs |
- [N] gidişat, vaziyet, durum, işlerin durumu, şart: şartlar, koşul: koşullar
|
|
state of being an agha |
|
|
bay state |
- [N] massachusetts eyaleti
|
|
buffer state |
|
|
city state |
{'sıtısteıt}
- [N] site kent, şehir devleti
|
|
constitutional state |
|
|
council of state |
- [N] danıştay, devlet şurası
|
|
Garden State |
|
|
state of health |
|
|
helm of state |
|
|
state of mind |
- [N] ruhsal durum, ruh hali
|
|
Minister of State |
- [N] bakan: devlet bakanı (Amer.)
|
|
mint state |
- [A] yepyeni, kullanılmamış
|
|
in state of neglect |
- [ADV] bakımsız bir durumda
|
|
out-of-state |
- [A] eyalet dışı, başka eyaletten olan
|
|
out-of-state check |
|
|
prisoner of state |
|
|
Secretary of State |
- [N] bakan, bakan: dışişleri bakanı (Amer.)
|
|
Secretary of State for |
|
|
|
Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar |
Yukarı  |
|
|