ingilizce sözlük
İngilizce - Türkçe Sözlük
www.ingilizce-sozluk.net
Online İngilizce - Türkçe Sözlük, İngilizce Sözlük, İngilizce Çeviri
Menü
Türkçe
İngilizce
Anasayfa
Son Aranan Kelimeler
En Çok Aranan Kelimeler
Araçlar
İletişim
Sonuçlar
İngilizce » Türkçe
Yukarı
be in one´s element
k. dili kendini rahat hissettiği bir ortamda bulunmak.
İngilizce » Türkçe
İlişkili Sonuçlar
Yukarı
element
{'eləmənt}
[N]
eleman, unsur, öğe, element, faktör, ana unsur, esas, doğa şartları, atmosferik güçler, bir parça, küçük bir miktar
an element of risk
[N]
risk faktörü
be in one's element
[V]
havasında olmak, yabancılık çekmemek
be out of one's element
[V]
acemisi olmamak, yabancılık çekmek, keyfi kaçmak
sensing element
[N]
eleman: algılama elemanı
active element
1} etkin öğe; 2} yürürlükteki öğe
active element
etkin öğe
active element
yürürlükteki öğe
alloying element
alaşım elementi
anticoincidence element
karşıtlık elemanı
Association Control Service Element (ACSE)
İlişki Kontrol Servis Elemanı
asymmetric element
bakışımsız öğe
asymmetric element
bakışımsız öğe
austenite stabilizing element
ostenit dengeleştirici element
child element
altöğe
circuit element
devre öğesi
circuit element
devre öğesi
comparing element
karşılaştırıcı
compensanting element
denkleştirici
compensating element
denkleştirici
Türkçe » İngilizce
İlişkili Sonuçlar
Yukarı
element
[N]
element
iki oksijen atomlu element
[N]
dioxide
madeni olmayan element
[N]
nonmetal
madenlerle birleşince tuz verebilen element
[N]
halogen
radyoaktif element
[N]
radioelement
element
,-ti chem. element.
element
element[i] kimya * element.
kimyasal element
chemical element
element
element
ostenit dengeleştirici element
austenite stabilizing element
kimyasal element
chemical element
artık element
impurity element
eser element
trace element
element
element
iki oksijen atomlu element
dioxide
n.
madeni olmayan element
nonmetal
n.
madenlerle birleşince tuz verebilen element
halogen
n.
radyoaktif element
radioelement
n.
bkz. picture element
pel
bkz. picture element
pixel