Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
shed Dinle! {ʃed}
  • [N] baraka, kulübe, sundurma, ahır, hangar, odunluk
  • [V] dökmek, akıtmak, yaymak, ışık tutmak, sızdırmamak, değiştirmek {deri}, çıkarıp atmak, sıyrılmak
shed {f.} {shed, shedding} dökmek, akıtmak, saçmak, dağıtmak; içine geçirmemek {su}; atlatmak. shed blood kan dökmek. shed tears ağlamak, gözyaşı dökmek.
shed {i.} sundurma; baraka; hangar; argaç aralığı; döküntü.
shed i. {odun, kömür, bahçe aletleri v.b. konulan ufak} kulübe.
shed f. {shed,

shedding}
1. {yaprak/gözyaşı/tüy} dökmek; tüy dökmek.
2. {su} geçirmemek.
3. {yılan} {gömlek} değiştirmek.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
aircraft shed
  • [N] uçak hangarı
air shed {'eərʃəd}
  • [N] uçak hangarı
lean-to shed
  • [N] sundurma
open shed
  • [N] sundurma
shed one's skin
  • [V] deri değiştirmek, derisi dökülmek
shed tears
  • [V] gözyaşı dökmek, ağlamak
aircraft shed uçak hangarı
balloon shed balon hangarı
bicycle shed {kapalı} bisiklet park yeri.
shed blood kan dökmek.
shed light on {konuyu} aydınlatmak.
shed/throw light on -i aydınlatmak, -i açıklamak.
shed blood * kan dökmek.
shed light on * -i aydınlatmak, -i açıklamak.
shed light on ışık tut
aircraft shed uçak hangarı
balloon shed balon hangarı
cone storage shed kozalak istif yeri
milking shed süt sağım kulübesi
air shed uçak hangarı i.