| shed |
{ʃed}
- [N] baraka, kulübe, sundurma, ahır, hangar, odunluk
- [V] dökmek, akıtmak, yaymak, ışık tutmak, sızdırmamak, değiştirmek {deri}, çıkarıp atmak, sıyrılmak
|
|
| shed |
{f.} {shed, shedding} dökmek, akıtmak, saçmak, dağıtmak; içine geçirmemek {su}; atlatmak. shed blood kan dökmek. shed tears ağlamak, gözyaşı dökmek. |
|
| shed |
{i.} sundurma; baraka; hangar; argaç aralığı; döküntü. |
|
| shed |
i. {odun, kömür, bahçe aletleri v.b. konulan ufak} kulübe. |
|
| shed |
f. {shed,
shedding} 1. {yaprak/gözyaşı/tüy} dökmek; tüy dökmek. 2. {su} geçirmemek. 3. {yılan} {gömlek} değiştirmek. |
|
|