| reprieve |
{rı'pri:v}
- [N] cezanın ertelenmesi, rahatlama, ferahlık
- [V] cezayı ertelemek, ertelemek {kötü bir şey}, rahat vermek, içini rahatlatmak, yüreğine su serpmek
|
|
| reprieve |
f. 1. {birinin} cezasını ertelemek. 2. {kötü bir şeyi} ertelemek, geciktirmek.
i. 1. {cezayı} erteleme, tecil etme. 2. {cezayı} erteleme kararı. 3. {kötü bir şeyi} erteleme, geciktirme. |
|
| reprieve |
f.
i. {istenilmeyen bir şeyi} tehir etmek; sonraya bırakmak, tecil etmek; idam gibi cezayı tehir etmek;
i. muvakkaten kurtarış; bir cezayı geçici olarak erteleme, cezanın tecili. |
|
| reprieve |
f. 1. {birinin} cezasını ertelemek. 2. {kötü bir şeyi} ertelemek, geciktirmek.
i. 1. {cezayı} erteleme, tecil etme. 2. {cezayı} erteleme kararı. 3. {kötü bir şeyi} erteleme, geciktirme. |
|
| reprieve |
f.
i. {istenilmeyen bir şeyi} tehir etmek; sonraya bırakmak, tecil etmek; idam gibi cezayı tehir etmek;
i. muvakkaten kurtarış; bir cezayı geçici olarak erteleme, cezanın tecili. |
|
|