Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
nut Dinle! {nʌt}
  • [N] kabuklu yemiş, ceviz, somun, sap {çalgı}, kafa, çılgın, kaçık, çatlak, delice sevme
  • [V] ceviz toplamak, fındık toplamak
nut i.
1. fındık, fıstık, ceviz gibi kabuklu yemiş.
2. bot. kapçık meyve.
3. mak. somun.
4. k. dili çatlak kimse, kafadan kontak kimse.
5. k. dili kafa, baş.
nut {i.}, {f.} {ted, ting} fındık ve ceviz gibi sert kabuklu yemiş; {mak.} vida somunu; ABD, argo çatlak kimse; argo kafa, baş; {f.} ceviz veya fındık toplamak. nutbrown {s.} fındık veya kestane renginde. nut coal ceviz iriliğinde madenkömürü. nut grove fındıklık. Nutsl ünlem, argo İllallah ! be nuts on argo çok sevmek, delicesine sevmek. hard nut to crack müşkül mesele, çatallı iş, çetin iş; idaresi güç kimse. off ones nut kaçık, deli. pistachio nut şamfıstığı.,
nut nut n^t İsim * fındık, fıstık, ceviz gibi kabuklu yemiş. botany * kapçık meyve. machine * somun. slang * çatlak kimse. slang * kafa, baş.
nut {ted, ting} fındık ve ceviz gibi sert kabuklu yemi