Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
inform Dinle! {ın'fɔ:rm}
  • [V] bildirmek, bilgi vermek, haber vermek, haberdar etmek, ihbar etmek
inform f. bilgi vermek, haber vermek, söylemek, bildirmek; şekil vermek, canlandırmak; fikrini açmak; against veya on ile ihbar etmek.
inform f.
1. {of/about/that} -den haberdar etmek, hakkında bilgi vermek, -i bildirmek: I informed him that I would not come tomorrow. Ona yarın gelmeyeceğimi bildirdim.
2. bilgilendirmek.
3. against/on -i ihbar etmek.
inform bilgi ver
inform in.form înfôrm' Fiil * [{of/about/that}] -den haberdar etmek, hakkında bilgi vermek, -i bildirmek: I informed him that I would not come tomorrow. Ona yarın gelmeyeceğimi bildirdim. * bilgilendirmek. * [against/on] -i ihbar etmek.

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
We'll inform you when your baggage is delivered.
  • [PHR] vermek: Bagajınız ulaştığında biz size haber vereceğiz.
inform oneself of smth.
  • [V] haberdar olmak, öğrenmek
inform against
  • [V] ihbar etmek, şikâyet etmek
inform agains
  • [V] gammazlamak
Whom should I inform?
  • [PHR] bildirmek: Kimi bilgilendirmeliyim?
inform of bilgilendir
inform agains gammazlamak f.
inform against ihbar etmek, şikâyet etmek f.
inform oneself of smth haberdar olmak, öğrenmek f.
we'll inform you when your baggage is delivered bagajınız ulaştığında biz size haber vereceğiz.
whom should i inform kimi bilgilendirmeliyim