Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
in large
  • [ADV] büyük ölçüde, bütünüyle
in large büyük ölçüde, bütünüyle

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
I want large bills, please.
  • [PHR] rica: Büyük para rica ediyorum lütfen.
large intestine
  • [N] kalın bağırsak
large Dinle! {lɑ:rdʒ}
  • [A] geniş, büyük, iri
as large as life
  • [A] gerçek boyutta, sapasağlam
at large
  • [ADV] serbest, özgür, etraflıca, ayrıntılı olarak, genel olarak, genellikle, tamamen, bütünüyle
by and large
  • [ADV] genellikle, genel olarak
extra large {,ekstrə'lɑ:rdʒ}
  • [A] büyük: çok büyük
I prefer a large car.
  • [PHR] büyük: Büyük araba tercih ederim.
large-grained
  • [A] iri taneli
large-handed {lɑ:rdʒ'hændıd}
  • [A] cömert, eli açık
large-hearted {,lɑ:rdʒ'hɑ:rtıd}
  • [A] iyi kâlpli, halden anlayan
large meal
  • [N] büyük öğün
large-minded Dinle! {,lɑ:rdʒ'maındıd}
  • [A] geniş görüşlü, serbest düşünceli
large moustache
  • [N] palabıyık
large-scale {,lɑ:rdʒ'skeıl}
  • [A] büyük ölçekli, geniş çapta, büyük
in large numbers
  • [ADV] büyük miktarlarda
How large is the oxygen supply?
  • [PHR] oksijen: Hangi oksijen yediğiniz var?
large package
  • [N] denk
in large quantities
  • [ADV] çok sayıda, büyük miktarda
large radish
  • [N] bayırturpu