Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
cabin Dinle! {'kæbın}
  • [N] kabin, kulübe, hücre, kamara, uçakta öndeki özel bölüm
cabin i.

f. kulübe; kamara, kabin;f. kabin veya kamarada yaşamak; küçük bir yere kapamak, tahdit etmek. cabin boy kamarot. cabin class ikinci sınıf.
cabin i.
1. kulübe.
2. kamara, kabin.

f.
1. kabin veya kamarada yaşamak.
2. küçük bir yere kapamak, tahdit etmek.
cabin cab.in käb'în İsim * kulübe. * kamara, kabin. Fiil * kabin veya kamarada yaşamak. * küçük bir yere kapamak, tahdit etmek.
cabin kulübe; kamara, kabin; kabin veya kamarada yaşamak

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
I would like to have breakfast in my cabin.
  • [PHR] kamara: Kahvaltımı kamaramda etmek istiyorum.
Would you please show me to my cabin?
  • [PHR] kamara: Kamarama nasıl gideceğimi tarif eder misiniz?
cabin boy {'kæbınbɔı}
  • [N] kamarot
cabin class
  • [N] ikinci mevkii
cabin cruiser
  • [N] kamaralı büyük tekne
cabin scooter
  • [N] kabinli kütük motosiklet
log cabin {'lɔ:g,kæbın, 'lɒg,kæbın}
  • [N] kütüklerden yapılmış kulübe
passenger cabin
  • [N] yolcu kabini
cabin boy kamarot.
cabin class ikinci sınıf.
log cabin kütüklerden yapılmış kulübe.
cabin boy * kamarot.
cabin class * ikinci sınıf.
log cabin * kütüklerden yapılmış kulübe.
cabin boy kamarot
log cabin kütükten yapılı kulübe
pressure cabin basınçlı kabin
cabin pressure kabin basıncı
log cabin kütükten yapılmış kulübe
cabin boy kamarot