Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
be out of one's element
  • [V] acemisi olmamak, yabancılık çekmek, keyfi kaçmak
be out of one's element acemisi olmamak, yabancılık çekmek, keyfi kaçmak

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
element Dinle! {'eləmənt}
  • [N] eleman, unsur, öğe, element, faktör, ana unsur, esas, doğa şartları, atmosferik güçler, bir parça, küçük bir miktar
an element of risk
  • [N] risk faktörü
be in one's element
  • [V] havasında olmak, yabancılık çekmemek
sensing element
  • [N] eleman: algılama elemanı
active element 1} etkin öğe; 2} yürürlükteki öğe
active element etkin öğe
active element yürürlükteki öğe
alloying element alaşım elementi
anticoincidence element karşıtlık elemanı
Association Control Service Element (ACSE) İlişki Kontrol Servis Elemanı
asymmetric element bakışımsız öğe
asymmetric element bakışımsız öğe
austenite stabilizing element ostenit dengeleştirici element
be in one´s element k. dili kendini rahat hissettiği bir ortamda bulunmak.
child element altöğe
circuit element devre öğesi
circuit element devre öğesi
comparing element karşılaştırıcı
compensanting element denkleştirici
compensating element denkleştirici

Türkçe » İngilizce İlişkili Sonuçlar Yukarı
element
  • [N] element
iki oksijen atomlu element
  • [N] dioxide
madeni olmayan element
  • [N] nonmetal
madenlerle birleşince tuz verebilen element
  • [N] halogen
radyoaktif element
  • [N] radioelement
element ,-ti chem. element.
element element[i] kimya * element.
kimyasal element chemical element
element element
ostenit dengeleştirici element austenite stabilizing element
kimyasal element chemical element
artık element impurity element
eser element trace element
element element
iki oksijen atomlu element dioxide n.
madeni olmayan element nonmetal n.
madenlerle birleşince tuz verebilen element halogen n.
radyoaktif element radioelement n.
bkz. picture element pel
bkz. picture element pixel