| wonder |
{'wʌndər}
- [N] harika, mucize, şaşılacak şey, hayret, şaşkınlık, hayranlık
- [V] merak etmek, hayret etmek, şaşmak
|
|
| wonder |
i. 1. hayret, şaşırma. 2. harika: the seven wonders of the world dünyanın yedi harikası. She´s a wonder. O harika bir insan.
f. 1. {at} {-e} hayret etmek, şaşırmak. 2. {about/if} {-i} merak etmek, anlamak/öğrenmek istemek: I wondered what it meant. Ne anlama geldiğini merak ettim. I wonder who she really is. Onun gerçek kimliği nedir acaba? I wonder what she´s doing right now. Şu anda ne yapıyor acaba? He´ll win the prize. I wonder. Ödülü kazanır. Acaba? 3. {about/if} {-den} şüphe etmek: I wonder about his intentions. Niyetlerinden şüphe ediyorum. 4. düşünmek: He wondered what to do. Ne yapacağını düşündü. |
|
| wonder |
i.
f.
s. tansık, harika, mucize; acibe; keramet; şaşkınlık, hayret;
f. şaşmak, hayret etmek; hayran olmak; tereddüt etmek; merak etmek; düşünmek,ölçünmek;
s. mucize kabilinden.wonder at şaşmak. wonder if merak etmek. do wonders mucizeler yaratmak. for a wonder hayret. I wonder. Acaba. nine days wonder gelip geçici heyecan. No wonder! Tabii! |
|
| wonder |
won.der
w^n'dır
İsim
* hayret, şaşırma.
* harika:
the seven wonders of the world
dünyanın yedi harikası.
She's a wonder.
O harika bir insan.
Fiil
* [{at}] {-e} hayret etmek, şaşırmak.
* [{about/if}] {-i} merak etmek, anlamak veya öğrenmek istemek:
I wondered what it meant.
Ne anlama geldiğini merak ettim.
I wonder who she really is.
Onun gerçek kimliği nedir acaba?
I wonder what she's doing right now.
Şu anda ne yapıyor acaba?
"He'll win the prize." "I wonder."
"Ödülü kazanır." "Acaba?"
* [{about/if}] {-den} şüphe etmek:
I wonder about her intentions.
Niyetlerinden şüphe ediyorum.
* düşünmek:
He wondered what to do.
Ne yapacağını düşündü. |
|
| wonder |
tansık, harika, mucize; acibe; keramet; şaşkınlık, |
|
|