Sonuçlar

İngilizce » Türkçe Yukarı
telling {'telıŋ}
  • [A] etkili, tesirli, belli eden
  • [N] söyleme
telling s. tesirli, etkili .tellingly

z. etkili bir şekilde, tesirli olarak.
telling s. etkili; etkileyici; çarpıcı.
telling tell.ing tel'îng Sıfat * etkili; etkileyici; çarpıcı.
telling tesirli, etkili .tellingly etkili bir şekilde, te

İngilizce » Türkçe İlişkili Sonuçlar Yukarı
fortune telling {'fɔ:rtʃən,telıŋ}
  • [N] falcılık
manner of telling
  • [N] anlatım
telling-off {,telıŋ'ɒf}
  • [N] azar
give smb. a telling-off
  • [V] azarlamak, fırça atmak
There´s no telling! k. dili Hiç belli olmaz!: “Do you think she´ll do it?” “There´s no telling!” “Onu yapar mı dersin?” “Hiç belli olmaz!”
There's no telling! * Hiç belli olmaz!
fortune telling falcılık
fortune telling falcılık
give smb. a telling off azarlamak, fırça atmak f.
manner of telling anlatım i.
telling off azar